Klinik Psikolog Şeyma Kaim psikoloji lisans eğitimini İstanbul Ticaret Üniversitesinde tamamlamıştır. Yüksek lisans eğitimini ise İstanbul Aydın Üniversitesinde “Çocukluk Çağı Travmaları ile Duygu Düzenleme Güçlüğü Arasındaki İlişkinin İncelenmesi” projesi ile tamamlayarak klinik psikolog uzmanlığını almıştır. Prof. Dr. Gonca Soygüt Pekak eğitmenliğinde ISST Onaylı Şema Terapi Temel Düzey eğitim sürecini tamamlamıştır. Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler Derneği bünyesinde Bilişsel Davranışçı Terapi eğitim süreci devam etmektedir.

Uzmanlık alanı 18 yaş ve üzeri genç yetişkinlerden ve yetişkin bireylerden oluşan Klinik Psikolog Şeyma Kaim, Sakarya Hilloria İş ve Yaşam Merkezinde danışan kabulüne başlamıştır.

Daha Fazla

Bireysel Psikoterapi

Bireyin biricik öyküsünü anlamlandırarak psikolojik gelişimine katkı sağlamak istediğinde ya da günlük hayatını, günlük hayat temposundaki hareketlerini, işleyişini, sosyal ilişkilerini, eğitim/iş hayatını olumsuz yönde etkileyen bir sıkıntı duyduğunda, psikolog ya da klinik psikolog dan psikolojik sağlığının pozitif yönde ilerleyişine psikolojik destek sağlamak amacıyla aldığı hizmettir.

Terapi, danışan ve klinik psikolog ile konuşarak gerçekleştirilen, sıkıntıya yönelik düşüncelerin, başa çıkma şekillerinin değerlendirildiği, alternatif başa çıkma becerilerinin geliştirildiği bir süreçtir.

Psikolog ve danışan terapi sürecinde iş birliği içerisinde çalışarak yol alır. Psikolog ya da klinik psikoloğun danışana sıkıntı veren durumu ele alırken yol haritası psikoterapi yaklaşımlarıdır.

Psikoterapi süreci hakkında detaylı bilgi almak isterseniz iletişim numaramızdan bize ulaşabileceğiniz gibi psikolojik sağlıklı oluşunuza destek sağlamak istediğinizde de Sakarya Hilloria İş ve Yaşam Merkezinde danışan kabulüne başlayan Klinik Psikolog Şeyma Kaim’den randevu oluşturabilirsiniz.

Randevu Formu

BLOG

Duygusal Yoksunluk

"C., aslında bir insanı aramıyordu; çocukluğunda eksik kalan hissi arıyordu." Duygusal yoksunluk şeması, çocukluk yıllarında ilgi, empati ve korunma gibi temel duygusal destek ve ihtiyaçların yeterince karşılanmamasıyla gelişerek, kişinin duygusal destek alma arzusunun yeterince karşılanmayacağına yönelik beklenti geliştirmesi olarak tanımlanır. Bu şema kendini genellikle üç farklı eksiklikle gösterir: Bakım Yoksunluğu: Sevgi, şefkat, sıcaklık ve fiziksel yakınlık (sarılmak, elinden tutulmak) gösterecek kimsenin olmadığını hissetmek. Empati Yoksunluğu: Dinlenilmediğini, nasıl biri olduğunu, nasıl hissettiğini anlamaya çalışan biri olmadığını, bir başkasıyla duyguların karşılıklı paylaşımından yoksun hissetmeyi, duygularının ve iç dünyasının başkaları tarafından önemsenmediğini hissetmek. Korunma Yoksunluğu: Güçlü bir figürün rehberliği, yönlendirmesi ve "ben buradayım, arkandayım" desteğini bulamamayı ifade eder. Şemanın varlığında kişi ihtiyaçların verilmeyeceğine yönelik bir ön kabul içindedir. Çocukluk döneminde kişinin yaşadığı deneyimler bu düşüncenin aksini göstermediğinden yetişkin olduğunda da kişi neden bunun aksini göreyim diye düşünebilir. Dışarıdan bir kişinin ihtiyaçları karşılamaması, kişinin kendisinin de bu ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağını bilememesinden yoksunluk hissi devam eder. Bu şemaya sahip kişiler ilişkilerinde duygusal kabını "dolmayan bir kavanoz" gibi algılarlar. Bu acı verici deneyimle baş etmek için üç yol seçebilir. Kendisine mesafeli, soğuk, duygusal kabını doldurmayacak partner seçimleri yapabileceği gibi, kimseyle derin, duygusal bir bağ kurmayarak kaçınma baş etme biçimi de gösterebilir. Ya da aşırı bağımsız görünerek kendisinden verip sevgi, ilgi, destek, anlayış, yardım kabul etmediği partnerlerin çekimine kapılarak kehanetini doğrulayacak davranışlarda bulunabilir. Bu şema genellikle çocuklukta sessizce kurulur. Ortada her zaman büyük bir travma veya şiddet olmak zorunda değildir; sadece ihtiyaç anında orada olmayan, donuk, meşgul ya da duygusal olarak mesafeli ebeveynler bu şemanın tohumlarını eker. Şema gelişiminde çekirdek duygusal ihtiyaçların yeterince karşılanmamasında erken dönem yaşam deneyimlerinin önemine ek olarak duygusal mizaç ve kültürel özellikler de şema gelişimini besleyici tohumların geliştiği toprak işlevi gösterir. Aylak Adamın C.'si üzerinden örnek verecek olursak, C. karşılaştığı kadınlarda kusur aradığı için değil, hiçbir karşılaşma çocukluğunda eksik kalan duyguyu tamamlayamadığı için arayışını sürdürür. Onun aradığı, yalnızca sevilmek değildir; kendisini bütün dikkat ve varlığıyla görecek, anlayacak ve duygusal olarak yanında duracak birinin mümkün olup olmadığını bilmektir. İşte duygusal yoksunluk şeması tam da burada kendini gösterir. Çünkü bu şemada kişi, bugünkü ilişkilerini yalnızca bugünkü ihtiyaçlarıyla yaşamaz. Çocukken karşılanmamış ihtiyaçları da her ilişkiye sessizce eşlik eder.

Devamı

Otomatik Yollardan Bilinçli Seçilen Yeni Yollar Oluşturmaya

Bir yol düşünelim ki belirli tekrarlar sonucunda o yolda ilerlemeyi öğrendik. Çoğunlukla o yolu kullanarak ilişkilerimizdeki problemi anlamaya, o yolu kullanarak stresle mücadele etmeye çalıştık. Bir durumla karşı karşıya kaldığımızda beynimiz daha önce gittiğimiz bildiği yolları kullanarak bir tanımlama yapmaya, anlama ulaşır ve harekete geçeriz. Tanımlamak, yaşanılanı çözümlemek için zihin o çokça pratik yapılan tanıdık yollarına bizi götürür. Zihin en pratik yoldan hızlıca manevra yapmak isterken ıskalanan nokta şudur ki en kısa, bilinen yol en uygun yol olmayabilir. Nasıl mı?

Devamı